Roma Gezi Rehberi
Roma

ROMA' DAYIM, KEYİFTEN KOMADAYIM 🙂

Evet, slogan çok klişe ama bence şehri ve yarattığı duyguları çok iyi özetliyor. Ve ne zaman bir cümle içinde Roma’ nın adı geçse, ağzımdan üstadın bu sözleri fırlayıveriyor 🙂 Roma bende sorunlarından arındırılmış bir İstanbul izlenimi yarattı seyahatimiz boyunca. Belki burası da 7 tepe üzerine kurulu olduğundandır, kim bilir ? Bazı şehirler; dünyanın her yerinden insan profillerini, tarihi ve modern mimariyi, şehre nefes aldıran yemyeşil parkları, muazzam bir mutfağı ve hareketli eğlence hayatını bir arada barındıracak kadar şanslılar. Roma da hem Avrupa’ nın en eski yerleşim yerlerinden ve kültürel merkezlerinden biri, hem de modern İtalya’ nın yaklaşık 5 milyon nüfuslu başkenti olarak şanslı ve çok özel bir kent.

Roma Gezi Rehberi

Roma adı nereden mi geliyor ? Hemen anlatayım: Efsaneye göre Romulus ve Remus, Rhea ile savaş tanrısı Mars’ ın oğullarıdır. Geleceği için endişelenen Kral Amulius, iki kardeşin Tiber nehrinde boğdurulmalarını emreder. Fakat çocuklar kurtulur ve aşağıda anlatacağım Palatino Tepesi’ nin eteklerinde kıyıya vururlar. Burada çoban Faustulus tarafından bulunana kadar bir dişi kurt onları emzirir ve büyütür. İkizler birer yetişkin olduklarında, çocukken kurtarıldıkları yerde bir şehir kurmaya karar verirler. Fakat kısa zaman içinde kardeşler arasında güç kavgası başlar ve Remus kardeşi tarafından öldürülür. Romulus kurduğu yerleşim yerinin lideri olur ve şehir onun ardından “Roma” ismi ile anılır. Nasıl, beğendiniz mi ? 🙂

Roma Gezi Rehberi

Tiber Nehri etrafına kurulu başkentte; Katolik Hristiyanlığın merkezi Vatikan, Orta Çağ mimarisi, Rönesans Sanatı ve İtalyan Mutfağı birarada. Daha ne olsun ki ? Her yıl milyonlarca  gezgine; 3000 yıllık mazisi boyunca ev sahipliği yaptığı medeniyetlerin tüm izlerini cömertçe sergileyen şehir, bizce dünya üzerinde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Belki de en önceliklisi.

ROMA’ DA NEREDE KONAKLANIR ?

Tabi ki, UNESCO Dünya Mirası listesinde de yer alan tarihi şehir merkezinde yani “Centro Storico” da kalmak en ideali. Kuzeyde Villa Borghese bahçeleri ve Piazza Del Popolo’ dan, güneyde Kolezyum’ a kadar uzanan bölgeden bahsediyorum. Bütçenize göre, şehrin ana istasyonu Termini civarını yada metro durağına yürüme mesafesindeki herhangi bir yeri tercih edebilirsiniz. Zira şehrin ulaşım ağı oldukça başarılı.  

Biz Booking’ den kiraladığımız, Kolezyum manzaralı “B&B Domus Chiara” adlı otelde kaldık. Otelden ziyade homestay denebilir. Misafirperver ve hoş sohbet ev sahibi Max evinin bir odasını özel banyosu, tuvaleti ve yatak odası olacak şekilde dizayn etmiş ve kiraya veriyor. Kahvaltı için de apartmanın altında bulunan ve kolezyuma bakan Oppio Caffe ile anlaşmış ki harika bir karar olmuş 🙂 Şiddetle tavsiye olunur.

ROMA PAHALI BİR ŞEHİR Mİ ?

Böyle bir başlık açmak istedim, çünkü seyahatimizi gerçekleştirdiğimiz 2016 yılı ile bu yazıyı hazırladığım 2019 yılı arasında muazzam bir kur farkı oluştu ne yazık ki. İtalya gezimiz esnasında 3.2€ olan Euro kuru, bugün 6.5€. Yani orada fiyatlar aynı ama şu anda biz Türkler için Avrupa gezisi tamı tamına 2 kat daha pahalı.

Şöyle bir örnek verelim: Roma’ da bir akşam paraya kıymaya ve eksiksiz bir akşam yemeği yemeye karar verdiniz, iki kişi için size maliyeti yaklaşık 50€. 2016 yılında bu maceranın karşılığı 160₺ iken, bugün İtalya’ da bulunan gezginlere aynı öğünün maliyeti 325₺. Varın siz karar verin; Roma pahalı bir şehir mi, değil mi ?

ROMA' DA ULAŞIM OLAYI

1.    Roma’ ya Nasıl Gidilir ?

Roma’ ya, Pegasus’ un 2015 Kasım’ ında yaptığı İlkbahar – Yaz kampanyasından aldığımız biletlerle gittik. Seyahatimizi 2016 Mayıs başına planladık.  Uçuş yaklaşık 3 saat sürüyor. Ayrıca Türk Hava Yolları ve Alitalia’ nın da şehre direkt uçuşları mevcut.

2.    Fiumicino Havaalanından Şehir Merkezine Ulaşım

Leonardo Da Vinci yada daha çok kullanılan adıyla Fiumicino’ da uluslararası uçuşlar Terminal 3’ den gerçekleşiyor. Havaalanından şehir merkezine toplu taşıma kullanarak ulaşım için iki alternatif var: İlki, ara duraksız Leonarda Express trenleri. Terminal 3’ den her yarım saatte bir kalkan ve direkt Termini İstasyonu’ na giden trenlerle yolculuk da 30 dakika civarı sürüyor. Fiyat kişi başı 14 Euro.

Diğer alternatif ise shuttle hizmeti veren Terravision ve SIT otobüs firmaları. Bunlar da yine Terminal 3’ den hareket ediyor, bilet gişeleri de aynı yerde. Termini Tren İstasyonu’ na gitmek için herhangi birini tercih edebilirsiniz. Yolculuk 1 saat civarı sürüyor. Vatikan bölgesine gitmek isteyenler için tek seçenek SIT. Tüm otobüsler yarım saatte bir kalkıyor ancak sıra durumuna göre ilk otobüse binemeyebilirsiniz. Firma tercih ederken sıra uzunluğuna göre karar verebilirsiniz. Tek yön fiyatları 5 – 6 Euro.  

3.    Roma’ da Şehir İçi Ulaşım

Metro, metro, metro. Konaklama konusunda da belirttiğim gibi metro ağı çok kullanışlı. Tarihi şehir merkezinden A ve B metro hatları geçiyor. Tüm toplu taşıma araçları ATAC adlı bir firma tarafından işletildiğinden aynı bilet ile otobüs yada tramway da kullanbilirsiniz.. Tek kullanımlık bilet 1.5€ ve 2 saat içindeki aktarmalar  ücretsiz. Günlük 6, üç  günlük 16.5, haftalık bilet ise 24€.

Bir de Rome Pass hadisesi var ki biz bunu kullandık. Kartımızı havalanındaki turist bilgi merkezinden temin ettik. İki günlük 28, üç günlük 38.5€. Kart tüm toplu taşıma araçlarında geçerli. İlk kullanımla aktive oluyor ve 48 yada 72 saatiniz işlemeye başlıyor. İki günlük kart ile bir müze, üç günlük kart ile iki müze girişi de ücretsiz. Resmi sitenin linkini şuraya şey ettim 🙂

Kolezyum & Zafer takı

ROMA’ DA NEREDE NE YENİR ?

İtalya seyahatinizi zevkinize göre tarih, deniz yada doğa temalı planlayacağınız gibi bir gastronomi keşfine de çevirebilirsiniz. İtalyan mutfağı herkesçe malum ve ülkede özellikle akşam yemekleri hiç ihmal edilmeyen ritüelleri olan bir seramoni aslında. Bu seramoniler küçükten büyüğe doğru “osteria”, “trattoria” ve “ristorante” denilen lokantalarda gerçekleşiyor 🙂 Çeşit ve fiyatlar da aynı sıralama ile küçük aile işletmeleri osteria’ lardan, lüks restoranlara kadar artarak devam ediyor.

Tecrübe ettiğimiz mekanları da Kolezyum’ dan itibaren konumlarına göre sıraladım:

Il Tettarello

Kolezyum’ un hemen kuzeyindeki Monti semtine aslında La Carbonara adlı restoran için gitmiştik. Kapalı olduğunu görünce, dışardan beğendiğimiz Il Tettarello’ yu tercih ettik. Monti, nehrin batı yakasındaki Trastevere gibi şehrin hipster mahallelerinden. Hipster ne demek ? Yaşam tarzı olarak bağımsız akımı benimseyen, şehirli, yenilikçi gencolar işte 🙂 Giyim tarzından, müziğe; kahve kültüründen, sinemaya alternatif ve indie dedikleri zevkleri vardır bu arkadaşların. Eğlenceli ve pozitif çocuklardır, severiz 🙂 Restorana gelince, İtalya’  daki her mekan gibi burası da başarılı. Porcini mantarlı pizza ve karidesli risotto yedik. Fiyatlar orta, her bir yemek ortalama 8 – 10€.

Forno Campo De Fiori

Campo De Fiori Meydanı’ ndaki fırın Roma’ nın simgelerinden, sıra beklemeye hazır olun. Çeşitli hamur işi ürünler de yapıyorlar ama olayları dilim pizza. Kesinlikle uğrayın. Kabak çiçeği, patates, mantar, hatta enginar gibi akdeniz lezzetleriyle hazırlanan pizzalar başarılı. Et ve deniz ürünü çeşitleri de var. Pizzalar tartılıp, ücretlendiriliyor. Kilosu 16 – 20€ arasında değişiyor. Önce sipariş verip fiş alıyorsunuz, sonra kasada ödeme yapıyorsunuz.

La Gelateria Frigidarium

Gelatoyu dilimize çevirirken “Roma dondurması” demişiz, buradan gelato yemeden döncek halimiz yok elbette. Gelatonun en önemli iki özelliği; aklınıza gelen aromatik her türlü gıda maddesi ile yapılıyor olması ve endüstriyel yani toplu üretiminin yapılmayışı. Her pastane gelatosunu kendi dükkanında yapar, raf ömrü kısadır, hemen tüketilir.

Roma’ nın en ünlü iki gelatocusu Frigidarium (bizim favorimiz) ve Giolitti. Navona Meydanı’ nın yanı başındaki mekanda çikolatanın ve meyvenin her türlüsünden, kahve ve likör çeşitlerine kadar çeşit mevcut. Orta boy külah 3€. Yiyiniz, yediriniz 🙂

Roma Gezi Rehberi

Da Baffetto Pizzeria

Mekan Frigidarium’ un karşısında. Şehrin klasiklerinden. Elleriyle açtıkları ekşi mayalı hamurlarla hazırladıkları pizzaları, taş fırında ve odun ateşinde pişiriyorlar. İtalya’ da dilim pizza mekanları ile pizza restoranları yani pizzerialar farklı konseptler. Kısaca gündüzleri ayak üstü dilim tepsi pizzası tercih edilirken akşamları yuvarlak fırın pizzası yeniyor. Orta boy napoliten ve margherita 6€, diğer etli ve sebzeli türler 8 – 9€. Sıra beklemek zorunda kalabilirsiniz ancak beklemeye değer.

Pastificio

Bir asırdır sadece makarna yapan, İspanyol Meydanı’ na çıkan ara sokaklardan birinde, küçücük bir dükkan. Arkadaki mutfakta yaptıkları makarnaları günde iki kez (13 ve 19’ da) satışa çıkarıyorlar. İki çeşit makarna sunuluyor, biri etli, diğeri deniz mahsulü yada sebze ağırlıklı oluyor. Servis karton tabak ve plastik çatalla. Su ikram, fiyat 4€. Oturacak yer yok mekanda, doğru İspanyol Merdivenleri’ ne 🙂

Pompi

Ünlü tiramisucu Pompi, Pastificio ile aynı sokak üzerinde. Türk turistlere o kadar alışmışlar ki, İtalyan garson birbirimizle Türkçe konuştuğumuzu anladı ve bize “merhaba, hoş geldiniz” diye seslendi. Klasik ve fıstıklı tiramisu tavsiye olunur, yazın gidenler çilekli de deneyebilirler. Tiramisu’ da işin sırrı mascarpone peynirinde, kek de taze ve yumuşacık olunca harika bir lezzet çıkıyor. Fiyat 4€.

Roma Gezi Rehberi

Freni e Frizioni

Hipster semt Trastevere’ nin en ünlüsü. Adı “fren ve balata” anlamına gelen bir aperitivo mekanı burası. Aperitivo kültüründen bahsedelim biraz: Mesai bitiş saatinde yani akşam 6 gibi başlayan, beyaz yakalıların akşam yemeğinden önce açık büfe atıştırmalıkların yanında bir şeyler içip sosyalleştikleri aktivite oluyor kendileri.

Freni e Frizioni’ de, 6€’ dan başlayan fiyatlarla satın aldığınız içeceğinizin yanına açık büfe standında ücretsiz olarak ikram edilen salata ve meze türlerinden bir tabak hazırlıyorsunuz ve başlıyorsunuz sohbete. Mekanın dizaynı, ambiansı, müzikler hoş. İçerde az sayıda masa var. İçerde yada dışardaki geniş alanda ayakta takılıyor genelde gençlik.

Pizzarium Bonci

Pizzarium bizim Roma’ daki favorimiz, tüm İtalya’da da en sevdiklerimizden oldu. Parmaklarımızı yedik resmen. Nehrin karşı yakasında yani batıda; Vatikan’ ın arkasında kalıyor konumu. Cipro metro durağına 150 m mesafede. Küçücük bir dükkan, içinde oturacak yer yok ama dışarda bir – iki tabure ve bank mevcut.

Ama dilim pizzaları için dünyanın en iyisi diyen çok. Unu, su gücüyle çalışan taş değirmenlerde üretiliyor ve mayası köyden geliyormuş. Tüm pizza malzemeleri yöresel ve doğal. Deniz ürünleri taptaze. Pizzalarımızı aldık, yerken kendimizden geçtik ve tekrar sıraya girdik. Vatikan için randevulu biletimiz olmasa muhtemelen bir tur daha yapardık. Hamuru ve hamurun dışındaki kaya tuzu bile efsaneydi. Kapalı pizzalarında, Anadolu köylerinde kuzine sobalarda yapılan geleneksel tepsi böreklerinin tadını aldım. Enginarlı, ton balıklı, patates & mozarellalı, küflü peynirli pizzaları denedik, enfesti. Pizzalar tartılıp ücretlendiriliyor. Kilosu 25€ civarı.

Roma Gezi Rehberi

ROMA' DA GEZİLECEK YERLER

1. KOLEZYUM

Asıl adı yapımını başlatan komutan Flavius Vespasian’ a ithafen “Flavius” Amfitiyatrosu olan yapı, zamanla İmparator Neron’ un yakındaki “Colossus” adlı heykeli nedeniyle Colosseo diye anılır olmuş. Yapımı 8 yıl gibi o dönem şartlarında kısa bir sürede tamamlanan eser, MS 80 yılında Flavius’ un oğlu Titus tarafından açılmış. Titus ismi tanıdık geldi mi ? Hatay’ ı gezenler buradaki TitusTüneli’ ni hatırlayacaktır. Ne tesadüftür ki, tünelin inşasına da Vespasian döneminde başlanmış ancak açılışı Titus’ a kısmet olmuş. Merak edenler için Hatay yazımızın linkini şuraya bırakalım 🙂 Yüksekliği yaklaşık 50 metre, 80 adet kirişli girişi mevcut ve 60 bin civarında insanın aynı anda gösterileri izleyebiliyormuş. Arena’ da gladyatör dövüşleri, gösteriler, kutlamalar, hayvan dövüşleri hatta idamlar yapılıyormuş.

Yapı yıllar boyu, özellikle depremlerden, büyük zarar görmüş. Güney tarafın üst katlarında göçmeler daha fazla. Zeminin doğudaki kısmının yerine bir platform konmuş, diğer kısımlarda ise taban altı koridor ve odacıklar sergileniyor. Tüm bunlara rağmen yapı hala ülkenin, Avrupa’ nın, hatta dünyanın en popüler ve en çok ziyaret edilen müzelerinden. Arenanın hemen yanında 315 yılında inşa edilmiş  Constantinus Zafer Takı (Arco di Costantino) bulunuyor.  Kolezyuma giriş 12€, aynı bilet ile Forum ve Palatino da gezilebiliyor. Her ayın ilk pazarı giriş ücretsiz. Rome Pass kartınız ile girebileceğiniz müze olarak da  burayı tercih edebilirsiniz. Pass yada online bilet satın almadıysanız uzun kuyruklara hazırlıklı olun. 

2. PALATINO TEPESİ

Palatino adı, “palace” yani saray kelimesinden gelmekteymiş. Şehrin üzerine kurulu olduğu 7 tepeden biri olan Palatino, imparatorların da ikametgahı olmuş ve kelimenin tam anlamıyla Antik Roma’ nın merkezi halini almış. Bölge, geçmişi MÖ 1000 yılına uzanan bulgulardan anlaşıldığı üzere, Roma’ nın en eski yerleşim yeri olarak biliniyor. Kalıntılar arasında saraylar, evler, taklar, arenalar, bahçeler, tapınaklar ve çeşitli yaşam alanları gezilebilir. İmparator Augustus ve  karısı Livia’ nın evleri en iyi korunmuş yapılardan.

Roma Forumu ve Palatino Tepesi

3. ROMA FORUMU

Palatino şehrin temel yerleşim yeri iken, onun 40 metre aşağısında bulunan ve yapımına MÖ 46 yılında İmparator Jules Cesar’ ın emriyle başlanan Forum da siyasi ve ticari hayatın merkezi olmuş. Devlet binaları, tapınaklar,dükkanlar ve pazar tezgahları ile dolu alan; Romalıların bir araya gelip sosyalleştikleri, alışveriş yaptıkları, aynı zamanda da adli ve idari gelişmeleri takip ettikleri yermiş. Burada da tapınaklar, kemerler, kiliseler ve heykeller görülebilir.

Roma Gezi Rehberi
Forum

4. PIAZZA & PALAZZO VENEZIA (VENEZIA SARAYI & MEYDANI)

Avrupa ülkelerinin meydan kültürüne imrenmemek elde değil. İtalya, bu konuda en başarılı ülkelerden. Kalabalıkların metropol kentlerde rahatsız olmadan sosyalleşebileceği, kafe ve restoranların açık havada hizmet verebildiği böyle geniş alanların bulunması büyük ayrıcalık gerçekten. Roma bu konuda da şanslı bir şehir.

Piazza Venezia, yani Venedik Meydanı, modern Roma’ nın merkezi kabul edilebilir. Meydandaki saraya sonradan papa da olan Venedik Kardinali Pietro Barbo tarafından yaptırıldığından, Venezia yani Venedik Sarayı adı verilmiş. Meydan da ismini saraydan almış. Saray bir dönem Venedik Büyükelçiliği olarak da kullanılmış. İtalya’ nın ilk kralı Vittorio Emanuele II ve Meçhul Asker anıtları da burada.

Roma Manzarası

5. CAMPO DE FIORI MEYDANI

Navona Meydanı’ nın birkaç sokak altındaki Campo De Fiori;  Roma’ nın en hareketli, en renkli meydanlarından. Adı “Çiçek Meydanı” anlamına geliyor. Kare şeklindeki Campo De Fiori; gelatocu Frigidarium, Baffetto Pizzeria ve elbette kendisiyle aynı ismi taşıyan pizza fırına çok yakın. Ama meydanın en önemli özelliği, pazar hariç her gün 8 – 14 saatleri arasında kurulan semt pazarı. Burada bir Romalı gibi alışveriş yapmak çok keyifli. Son olarak ortasındaki heykelden bahsedelim: Astronomi alanındaki çalışmalarıyla tanınan filozof Giordano Bruno, bilim ve sanatı en büyük tehlike olarak gören kilisenin kararıyla 1600 yılında burada diri diri yakılmış. Filozofun heykeli, ölümünden 289 yıl sonra yani İtalya’ nın yeniden birleşmesinin ilk yıllarında, düşünce özgürlüğünün teminatı olarak tam da idam edildiği yere dikilmiş. Heykelin altında İtalyanca “O gelecek yüzyılı öngördü.” yazmakta.

Roma Gezi Rehberi
Campo De Fiori

6. PANTHEON

Pantheon, Latince “Tüm Tanrıların Tapınağı” anlamına geliyormuş. MÖ 30 yılında, yani çok tanrılı dönemde, inşa edildiği tahmin ediliyor. Tüm dünyada, o döneme ait olan eserler arasında, en iyi durumda olanı olduğu söyleniyor. Tapınak, 7. yüzyıldan itibaren kilise olarak kullanılmaya başlanmış. Tabi bu dönemde içindeki pagan resim, yazı, işleme ve heykeller yok edilmiş. Ancak tapınağın içi hala çok gösterişli ve etkileyici. Çatısında 43 m çapında bir kubbe, bu kubbenin merkezinde 3 m çapında ve “göz” adı verilen bir açıklık var. Ön cephesinde Latince büyük harflerle yazılmış, kocaman bir cümle dikkatinizi çekecek: “Lucius’un oğlu Marcus Agrippa tarafından 3. Konsül’ de yaptırıldı.”

7. PIAZZA NAVONA (NAVONA MEYDANI)

Sıra geldi Roma meydanlarının en güzeline. Navona’ nın bulunduğu alan aslında bir stadyum imiş. MS 1. Yüzyılda İmparator Domitian adına inşa edilen spor kompleksine halk tarafından Circus Agonalis yani “yarışma alanı” adı verilmiş. Navona adının da Agonalis (yarışma) kelimesinden türediği tahmin ediliyor. Alan, 15. yüzyıldan itibaren stadyumun yıkılmasıyla, bir araya gelip eğlenilen bir park gibi kullanılmaya başlanmış.  Meydanın merkezinde “Dört Nehir Çeşmesi” (Melekler ve Şeytanlar filminde Tom Hanks’ in içine cupladığı çeşme ) ve ortasında “İmparator Domitian Sütunu” bulunuyor. Meydanda iki havuzlu çeşme daha göreceksiniz: Güney uçta Moro Çeşmesi ve heykeli, kuzey uçta ise Neptün çeşmesi ve heykeli. Bunlar dışında meydan ve çevresindeki sokaklar tarihi saray, kilise ve binarla dolu. Onlarca kafe ve restorana ev sahipliği yapan Navona, turistler için tam bir cazibe merkezi. Müzisyenler, ressamlar ve farklı bir çok sokak sanatçısı da meydana renk katıyor.

Roma Gezi Rehberi
Piazza Navona

8. TREVI ÇEŞMESİ

Roma’ nın sembol yapılarından biri olan Trevi, Poli Sarayı’ nın duvarına inşa edilmiş harika bir Barok eser. Aşk Çeşmesi de denilen yapıya neden Trevi denildiğine dair iki söylenti var: İlki, yolların kesişim noktasında bulunduğundan çeşmeye üç yol (tre vie) adı verildiği. İkincisi ise, su arayan Romalı askerlere çeşmenin şimdiki yerinde bulunan su kaynağını gösteren genç kız Trivia’ ya ithafen eserin bu ismi aldığı.

25 m yüksekliğinde, 50 m genişliğinde olan çeşmenin inşası, çeşitli nedenlerle, gecikmiş de gecikmiş ve ilk fikrin ortaya atılmasından yaklaşık 140 yıl sonra tamamlanabilmiş. Yapımı 1762 yılında tamamlanan eserin merkezinde, bir kabuğun içinde ayakta duran deniz ve su tanrısı Neptün heykeli yer alıyor. Heykelin hemen önünde, sağlı sollu deniz atlarını tutan iki adet yarı insan – yarı balık “triton” heykeli mevcut. Neptün’ ün sağında ve solundaki tanrıça heykelleri ise sağlığı ve bolluğu simgeliyormuş.

Roma Gezi Rehberi

Bir de şu havuza madeni para atma meselesi var 🙂 Diyorlar ki: Havuza arkanızı dönüp, sol omzunuzun üzerinden, sağ elinizle suya madeni para atarsanız mutlaka tekrar Roma’ ya yolunuz düşermiş. Biz attık ve bekliyoruz bakalım. Enteresan bir bilgi, havuza atılan bozuklukların yıllık değeri 1.5 milyon Euro civarındaymış 🙂

9. İSPANYOL MEYDANI & MERDİVENLERİ

Adını İspanyol Büyükelçiliği’ nden alan ve Trinita Dei Monti Kilisesi’ nin 135 basamaklı merdivenleri ile daha da ünlenen meydan, günün her saati oldukça hareketli. İspanyol Merdivenleri, kayık şeklindeki Fontana Della Barcaccia çeşmesine ve lüks mağazaların bulunduğu Via Condotti caddesine bakıyor. Makarnacı Pastificio ve tiramisucu Pompi’ nin bulunduğu Via Della Croce caddesi de bu meydana çıkıyor.

10. PIAZZA DEL POPOLO (POPOLO MEYDANI)

Popolo yani Halk Meydanı adını en uzak ucundaki Santa Maria Del Popolo Bazilikası’ ndan alıyor. Meydanın ortasında, MÖ 10. yüzyılda Mısır’ dan getirilen ve 1589 yılında buraya dikilen bir sütun ile sütunun etrafına 1818 yılında inşa edilen aslanlı çeşmeler bulunuyor. İspanyol Merdivenleri tarafından girişte ise 17. yüzyıla ait ikiz kiliseler Santa Maria In Montesanto ve Santa Maria Dei Miracoli var. Son olarak, kiliselere sırtınızı verdiğinizde solunuzda kalan Neptün Çeşmesi ve sağınızda kalan Roma Tanrıçası Çeşmesi’ ni görebilirsiniz. Sağdaki Çeşmenin arkasında Villa Borghese Parkı’ nın enfes manzaralı Pincio Terası dikkatinizi çekecektir.

Popolo Meydanı

11. VILLA BORGHESE

Şehir parklarının gönlümüzdeki yeri ayrı. 1700 dönümlük Borghese Bahçeleri de kalbimizi çalmayı başardı ve Roma’ da en sevdiğimiz, en keyifli vakit geçirdiğimiz yerlerden oldu. Minik gölünde sandalla gezebilir, bisiklete binebilir, yürüyüş yapabilir, faytonla gezebilir, hayvanat bahçesini ziyaret edebilir yada bunların hiçbirini yapmadan ciğerlerinizi temiz hava ile doldurup, kuş seslerini dinleyebilirsiniz. Pincio terasında ise enfes bir Roma manzarası sizi bekliyor olacak.

12. VATİKAN MÜZELER & SİSTİNE ŞAPELİ

Katolik Hristiyanlığın yönetim merkezi Vatikan; yüzölçümü 44 hektar, nüfusu 500 civarı olan bağımsız bir devlet aynı zamanda. 1929 yılında İtalya ile kilise arasında imzalanan Laterno anlaşması ile kurulan, dünyanın en küçük ülkesi burası 🙂 Kilisenin başkanı, yani Papa, devletin de başı kabul ediliyor. İsviçre vatandaşı Katolik askerlerden oluşan 100 kişilik sembolik bir ordusu bile var bu minik ülkenin. Ekonomisi ise; uluslararası Vatikan Bankası’ nın finansal aktiviteleri, katoliklerin bağışları, müzeler, hediyelik eşya satışları ve reklam gelirlerinden oluşuyor.

Hemen şunu söyleyelim: Tüm müzeleri bir günde gezmek imkansız. O yüzden önceden çalışmak ve bir rota oluşturmakta fayda var. Zaten bilet de önceden online olarak alınmalı, yoksa saatlerce sıra beklemek kaçınılmaz olur. Rome Pass, Vatikan’ da geçerli değil. Biletler 17€, internetten alımda 4€ hizmet bedeli ekleniyor. Resmi siteye gitmek için tıklayabilirsiniz.

Sistine Şapeli

Şapel adını, 15. yüzyılda inşasını yaptıran Papa IX. Sixtus’ tan alıyor. Sixtus bu dönemde; Rönesans resssamları Sandra Botticelli, Pietro Perugino, Pinturicchio, Domenico Glirlandaio ve Cosimo Roselli’ ye Musa ve İsa’ nın hayatını betimleyen freskler, fresklerin üstüne papa portreleri, altına da duvar halıları yaptırmış. Şapelin bir tarafında sırasıyla: İsa’nın Vaftizi, Baştan Çıkarılması, Aziz Petrus ve Andreas’ a Çağrı, Dağdaki Vaaz, Anahtarların Aziz Petrus’a Sunumu ve Son Yemek fresklerini; diğer tarafında ise Musa’nın Mısır’a Seyahati, Musa’nın Çağrıyı Kabulü, Kızıldeniz’i Geçiş, Altın Buzağıya Tapınma, İsyancıların Cezalandırılması ve Musa’nın Son Günleri fresklerini görebilirsiniz.

16. Yüzyıla gelindiğinde ise Michalengelo; Papa II. Julius için eşsiz tavan resimlerini, Papa VII. Clemens için de “Son Hüküm” adlı başyapıtını resmetmiş. Tavan resimleri içinde “İlk Günah” ve “Adem’ in Yaratılışı” freskleri en popüler olanlar.

Roma Gezi Rehberi

Vatikan Müzeleri

Neredeyse her papa kendi müzesini oluşturduğundan farklı konseptlerde pek çok galeri mevcut. Her birinde çok kıymetli tablolar, sanat eserleri, tarihi eserler, kitaplar, dokümanlar ve papalarının şahsi eşyaları sergileniyor. Sırasıyla;

Pio Clementino Müzesi

Gregoriano Etrusco Müzesi

Gregoriano Egizio Müzesi

Chiaramonti Müzesi

Candelabri Galerisi

Arazzi Galerisi

Carte Georafiche Galerisi

Pius V Dairesi

Raffael Odaları

Pinacoteca, gezilebilir.

13. PIAZZA SAN PIETRO & SAN PIETRO BASILICA

12 havariden biri olan Aziz Petrus da yolu Anadolu’ dan geçmiş bir şahsiyet. Antakya’ daki St. Pierre Kilisesi gözünüzün önüne geldi bile, öyle değil mi ? Hatırlamak isteyen şuradan Hatay yazımıza atlayabilir 🙂  Papa’ nın her yılbaşında halka seslendiği San Pietro Meydanı; 1667 yılında, Napolili heykeltıraş Bernini tarafından, Papa VIII. Alexander için yapılmış. Hilal şeklinde, 196 cm aralıklarla dizili 284 sütun dikkat çekici. Merkezinde M.Ö 1. yüzyıldan kalma, güneş saati işlevi de olan bir dikilitaş bulunuyor. Meydan’ da  biri Bernini , diğeri Fontana tarafından tasarlanıp inşa edilmiş iki de havuzlu çeşme var.

Roma Gezi Rehberi
San Pietro Meydanı & Bazilikası

San Pietro Bazilikası, dünyanın en büyük kilisesi. 23.000 metrekare alan üzerinde kurulu ve 60.000 kişi kapasiteli. Aynı zamanda son derece kutsal kabul ediliyor. Donato Bramante, Michalengelo, Carlo Maderno ve Benini tarafından dizayn edilmiş.

Bazilikanın bulunduğu yere 4. yüzyılda inşa edilen ilk kilise 15. yüzyılda yıkılacak hale gelince, yenisinin inşasına başlanmış ve 1612 yılında San Pietro Bazilikası tamamlanmış. Özellikle Michalengelo tarafından tasarlanan kubbesi şehir silüetinin en önemli parçalarından. Bu arada, 7€ karşılığında kubbeye çıkılıp şehir manzarası izlenebiliyor. Bazilikaya giriş ise ücretsiz.

Kilisenin içindeki eserlerden, Michalengelo tarafından yapılan ve Meryem’ in çarmıhtan indirilen oğlu İsa’ yı kucakladığı sahnenin betimlendiği Pieta Heykeli ve Benini’ nin tasarladığı Baldacchino adlı revak en ünlüleri.   

14. SANT'ANGELO KALESİ & KÖPRÜSÜ

Aziz Melek Kalesi, adını veba salgına son verdiğine inanılan melek Mikail’ den alıyor. Kalenin ön cephesinin en üst kısmındaki melek heykeli de bu efsaneyi tasvir etmekte. İmparator Hadrian’ ın talimatıyla, 135 yılında ailesi için bir anıt mezar olarak inşasına başlanan kale, 4 yılda tamamlanmış. Yapı, bu yüzden Hadrian Mozolesi olarak da anılıyor. Ancak Hadrian 138 yılında öldüğünden, mozole İmparator Pius tarafından açılmış.

Mozolenin kale olarak kullanılmaya başlanması 5. yüzyıldan olmuş. Bir dönem hapishane olarak da kullanılan yapıda, Fatih Sultan Mehmet’ in oğlu Cem Sultan 5 yıl esir tutulmuş. Kale, 13. yüzyılda güvenlik maksatlı olarak bir koridor vasıtasıyla San Pietro Baziliklası’ na bağlanmış. 50’ den fazla odası olan kalede freskler, silahlar, kül vazoları ve heykeller sergileniyor.

Melekler ve Şeytanlar filminin bir başka figürü Aziz Melek Köprüsü de;  mozolenin şehir ile bağlantısını sağlamak üzere, Tiber Nehri üzerine, 138 yılında inşa edilmiş. 1535 yılında, Papa VII. Clement’ in talimatıyla köprüye  bazı heykeller eklenmiş. 1669 yılında ise Papa IX. Clement Bernini’ den, kale ile uyumlu olsun diye, köprü için melek heykelleri tasarlamasını istemiş. Şu an köprüde bulunan iki melek heykelini şahsen Bernini , 8 heykeli ise onun öğrencileri dizayn etmiş.

Roma Gezi Rehberi

Roma her anlamda ve her alanda o kadar zengin, o kadar muazzam bir şehir ki;  bu kadim kenti blog yazılarına sığdırmak çok zor. Amacım sadece bir fikir vermek ve içinizdeki seyahat dürtüsünü tetiklemekti. Umarım hedefime yaklaşabilmişimdir 🙂 Sırada güzeller güzeli Toskana var, benimle kalın…

KAPAT